Batman, Boğazköy’de yaşanan kuş gribi vakasında, yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda yine göçmen kuşlar sorumlu tutulmuştur. Yaşanan her yeni vakada kapsamlı inceleme yapılmadan göçmen kuşların suçlu gösterilmesi, virüsün kaynağı olabilecek diğer sebeplerin göz ardı edilmesine yol açabileceği için doğru bir yaklaşım değildir. Bu yaklaşım, ayrıca kamuoyunu yanlış bilgilendirerek, göçmen kuşlara karşı olumsuz politikalara fırsat vermekte, göçmen kuşların öldürülmesi ve yaşam alanlarının yok edilmesi riskini ortaya çıkarmaktadır.
Batman Boğazköy’de yaşanan vakaların göçmen kuşlardan kaynaklanması düşük bir olasılıktır. Çünkü, Boğazköy yakınlarında virüsü taşıma bakımından yüksek risk grubuna giren sukuşlarını barındırabilecek Kırkat göleti 21 Ocak’ta donmuştur. Ayrıca bulunduğumuz dönem sukuşlarının göç mevsimi değildir. Bu kış, ülkemizde kışlayan kuşların yer değiştirmesine neden olacak ani ve şiddetli soğuklar da yaşanmamıştır. Batman Boğazköy’deki vakaların kaynağını tespit etmek için bölgedeki kümes hayvanlarının son zamanlardaki hareketleri de kapsamlı bir şekilde incelenmelidir.
Kuş gribi virüsünün yayılmasında, göçmen kuşların rolü olabilmektedir ancak yaşanan vakaların çoğunda kümes hayvanlarının, ürünlerinin ve kafes kuşlarının ticareti, bir yerden başka bir yere taşıma yoluyla insanların sorumluluğu ve virüsün yoğun yetiştirme yapılan kümes ortamlarında virülans kazanması gibi sebeplerin etkili olduğu bilinmektedir.
Avrupa’da 2005 kışında yaşanan salgınlarda virüsün göçmen kuşlar yoluyla yeni alanlara taşınabildiği anlaşılmıştır. Bu vakalar, büyük olasılıkla doğuda yaşanan aşırı soğuklar nedeniyle batıya doğru göç eden sukuşları tarafından virüsün batı Avrupa’ya taşınması nedeniyle yaşanmıştır. Ancak, Asya ve Afrika ülkelerinde yaşanan salgınların başlıca nedeni kanatlı hayvanların ve ürünlerinin ticaretidir. Örneğin, 2006 yazında Afrika’da yaşanan salgınlar zamansal ve mekansal olarak göçmen kuşların hareketleri ile uyumlu değildir. Virüs, Afrika’ya göçmen kuşlar yoluyla taşınmış olsaydı göçmen kuşlar açısından çok önemli sulakalanların bulunduğu Doğu Afrika’da salgın vakalarının yaşanması beklenirdi. Halbuki, bu bölgede yabani kuşlardan alınan örneklerde yoğun olarak virüs taramaları yapılmış ve 5000 yabani sukuşundan alınan örneklerde yüksek patojen kuş gribi virüsü tespit edilmemiştir.
Geçtiğimiz haftalarda İngiltere ve Macaristan’da ortaya çıkan vakaların geçen yıl Avrupa’da yaşanan salgında olduğu gibi göçmen kuşlarla ilgili olması çok düşük bir olasılıktır. Öncelikle, vakalar biyogüvenlik önlemlerinin çok sıkı olduğu kapalı çiftliklerde ortaya çıkmıştır. Eğer kuş gribi virüsü bölgeye yabani kuşlarla gelmiş olsaydı vakaların öncelikle açık çiftliklerde görülmesi beklenirdi. Ayrıca, İngiltere’de, Eylül 2006’dan bu yana ölü olarak bulunan ya da avcılar tarafından öldürülen yaklaşık 2500 yabani kuşta kuş gribi virüsüne rastlanmamıştır. İngiltere’nin doğusundaki Suffolk çiftliğinde yaşanan salgının, Macaristan’dakinden sadece 10 gün sonra yaşanmış olması ve iki ülkede ortaya çıkan vakalarda tespit edilen virüsün genetik olarak aynı olması nedeniyle yetkililer, virüsün Macaristan’dan taşınan enfekte kanatlı ürünleri yoluyla geldiğini düşünmektedirler. Her hafta yaklaşık 38 ton yarı işlenmiş hindi eti, Macaristan’dan Suffolk çiftliğine gönderilmektedir!
Kuş Araştırmaları Derneği göçmen kuşların da virüsü taşıma olasılığı olduğunu yadsımamaktadır ancak virüsün kaynağını kapsamlı bir şekilde araştırmadan göçmen sukuşlarını suçlu göstererek kamuoyunda önyargılara neden olmak sağlıklı bir yaklaşım değildir. Sonuç olarak virüsün yayılmasında birçok farklı faktör rol oynamaktadır ve bu faktörlerin rolü, salgınların yaşandığı zaman ve mekana göre değişebilmektedir.
İletişim için;
Özge Keşaplı Can
e-posta:
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




.png)


Giriş
