Kuş Araştırmalar Derneği

AnasayfaBasın DuyurularıHenüz Yapabilme Şansımız Varken...

Henüz Yapabilme Şansımız Varken...

  • PDF
  • E-posta
 
 
 

2 Şubat 1971 günü İran'ın Ramsar kentinde ülkeler bir araya geliyor ve sulakalanların, yanı göllerin, sazlıkların, akarsuların, haliçlerin, turbalıkların korunması için kısaca imzaya açıldığı kentin adıyla anılan Ramsar sözleşmesini (SULAKALANLARIN KORUNMASI SÖZLEŞMESİ) imzaya açıyorlar. Sözleşmenin imzaya açıldığı 2 Şubat günü 1997 yılından itibaren tüm dünyada Dünya Sulakalanlar Alanlar Günü olarak kutlanıyor.

 
 

Sözleşmeye bugün itibariyle 158 ülke taraf olmuş. Taraf ülkeler Sözleşmeye attıkları imza ile sınırları dahilindeki tüm sulakalanlarını koruyacaklarını taahhüt ediyorlar. Türkiye'de Çevre Bakanlığının kuruluşunu takiben 1994 yılında Sözleşmeye taraf oluyor. Sözleşmeye taraf olurken Kayseri'deki Sultan Sazlığını, Kırşehir'deki Seyfe Gölü'nü, Göksu Deltasını, Kuş (Manyas) Gölü'nü ve Burdur Gölü'nü, 1998 yılında Uluabat Gölü'nü, Seyhan Deltası'nda yer alan Akyatan Lagünü'nü, Gediz Deltası'nı, Kızılırmak Deltası'nı, 2005 yılında ise Yumurtalık Lagünleri ile yeryüzünde bir başka benzeri bulunmayan Konya ilimizdeki Kızoren obruğu ve Meke Gölü'nü Sözleşme Listesine dahil ettiriyor. Sözleşmeye taraf tüm ülkeler gibi başta Sözleşme Listesine dahil ettirdiği alanlar olmak üzere sınırları dahilindeki tüm sulakalanlarını koruyacağını taahhüt ediyor.

 
 

Sözleşmelere atılan imzalara ve taahhütlere rağmen maalesef tüm dünyada terk edilen yanlış politika ve uygulamalara ülkemizde devam ediliyor, sulakalanlarımız birer birer kuruyor. Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Ereğli ve Hotamış Sazlıkları, Tersakan ve Eşmekaya gölleri sadece Orta Anadolu'da son 10 yılda tamamen kaybettiklerimiz. Eber, Akşehir, Kulu, Bolluk ve Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, yine Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir ise hemen önlem almadığımız takdirde kaybetmek üzere olduklarımızdan. Varlıklarını südürebilenlerinin hali ise kirlilik nedeniyle içler acısı. Akarsularımızın durumu da farklı değil, Büyük Menderes, Gediz, Ergene, Seyhan, Ceyhan gibi önemli akarsularımız her geçen gün biraz daha kirleniyor ve kullanılamaz hale geliyor. Yeraltı sularımız her yıl biraz daha azalıyor. Yeraltı su seviyesi düştüğü için dünyanın incisi Meke Gölü kurudu, Konya Ovasındaki obruklarda su seviyesi son 10 yılda 15-20 metre düştü. Eğer bu şekilde kullanmaya devam edersek yaşadığımız su sorunu daha da artarak devam edecek, bırakın sulama suyunu Türkiye içme suyunu dahi bulamayacak.

 
 

Ne yapmalıyız!

 
  • Suyu daha tasarruflu kullanmalıyız. Bunun için Ülkemizin kurak bölgelerinde özellikle Orta Anadolu da az su tüketen tarımsal ürünlerin ekimi teşvik edilmeli, acilen suyun tasarruflu kullanımını sağlayacak damlama sulama yöntemine geçilmesi sağlanmalıdır.
 
  • Dünyanın birçok ülkesinde olduğu üzere, kaybedilen sulakalanların geri kazanılması (yeniden oluşturulması) için acil eylem planları geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.
 
  • Su ve arazi kullanım planları yapılırken sulakalanların korunması ve akılcı kullanımı dikkate alınmalıdır
 
  • Kirliliğin önlenmesi için yasaların öngördüğü tüm tedbirler acilen uygulanmalıdır.
 
 

Henüz yapabilme şansımız varken!

 
 

BİLGİ İÇİN

 

Osman Erdem

 

Kuş Araştırmaları Derneği

 

Genel Koordinatörü

 

E-posta: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

Tel: 0312 4198287, GSM: 0542 611 89 68 Faks: 0312 4198179