Kuş Araştırmalar Derneği

AnasayfaBasın DuyurularıGünü Kurtarmak Uğruna Ülkenin Geleceği Karartılıyor

Günü Kurtarmak Uğruna Ülkenin Geleceği Karartılıyor

  • PDF
  • E-posta
 

Göksu Deltası, doğal yapısı nispeten korunabilmiş tüm Akdeniz'in en önemli sulak alanlarından biridir. Deniz, ırmak, tatlı ve tuzlu karakterdeki göl ve lagünler, bunları çevreleyen geniş sazlıklar, çayırlar, tatlı ve tuzlu bataklıklar, kumullar ve tuz stepleri gibi farklı ekolojik karakterdeki yaşam alanları (habitatlar), zengin besin varlığı ve uygun iklim koşulları Göksu Deltasını eşine az rastlanır zenginlikte biyolojik çeşitliliğe sahip olmasını sağlamıştır. Türkiye'de tespit edilen 450 kuş türünden 332'si Göksu Deltası'nda görülmüştür. Bu rakam ülkemizde bu güne kadar tek bir sulak alanda gözlenmiş en yüksek sayıdır. Delta diğer hayvan ve bitki türleri bakımından da oldukça zengindir. Ayrıca çok sayıda nadir ve nesli dünya çapında tehlikede olan ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan bitki ve hayvan türünü barındırmaktadır.

 
 

Bu özelliklerinden dolayıdır ki Delta, Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Çevre Koruma Bölgesi, Çevre ve Orman Bakanlığınca Yaban Hayatı Koruma Sahası, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca 1. Derece Sit Alanı ilan edilerek (Türkiye'de ne kadar koruma statüsü varsa hepsi Deltada bulunmaktadır.) koruma altına alınmıştır. Ayrıca, Delta'nın tamamı 1994 yılında Ramsar sözleşmesi (Sulak Alanları Koruma Sözleşmesi) listesine dahil ettirilerek doğal özelliklerinin aynen korunacağı uluslararası düzeyde de taahhüt edilmiştir. Diğer taraftan, Kazanlı'dan Anamur'a kadar olan sahil şeridi, nesilleri tehlikede olduğu için Bern Sözleşmesi (Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamını Koruma Sözleşmesi) ve Barselona sözleşmesi (Akdeniz'in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi) ile de koruma altına alınan Caretta Caretta ve Chelonia mydas kaplumbağalarının üreme bölgesi olarak ilan edilmiştir.

 
 

Ne yazık ki tüm bunlara rağmen, gerek ulusal mevzuatla, gerekse uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan bu nadir doğa parçasını doğrudan etkileyebilecek yakınlıkta bir alanda (Taşucu Seka Limanı içerisinde) "Tersane, Yat İnşaa ve Çekek Yeri" yapımı planlanıyor. Üstelik ilgili belediye'den ruhsat alınmadan ve Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmadan ülkemizde sıkça rastladığımız yöntemlerle (yasa tanımadan) inşaata başlanıyor. Yasalara aykırı olduğu için 29 Nisan 2004 günü inşaat Taşucu Belediyesi tarafından mühürleniyor ve faaliyet durduruluyor. Ancak ertesi günü Ulaştırma Bakanı tarafından törenle inşaatın temeli atılıyor.

 
 

Faaliyetle ilgili, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'nca hazırlanan raporda "Göksu ÖÇKB sınırına bitişik ve bölgeye önemli olumsuz etkileri olabilecek yakınlıktadır." tespitinden sonra özetle "Gemi yapım, bakım ve onarım faaliyetleri sırasındaki metal kesim, kaynak ve yüzey hazırlığı boyama, kazıma, renk giderme gibi işlemler nedeniyle havaya, denize ve toprağa toksik kirlilik (gümüş, kadmiyum, krom, bakır, kurşun, mangan, cıva, nikel, çinko gibi elementler) yayılacağı ve yayıldıkları ortamdaki canlılar üzerinde zehir etkisi yapacağı; daha sonra bu kirliliğin hava, su akıntıları ve yağmurlarla birlikte tüm bölgeyi ve körfezi etkileyeceği" belirtilmekte; "gemilerde kullanılan asbest bakım onarım sırasında çevreye yayılacağından balıkların ve diğer canlıların ölebileceği, hatta bu tür su ürünlerini yiyen insanların yaşamının da tehlikeye girebileceği" ifade edilmektedir. Diğer taraftan tersaneyle birlikte deniz trafiği, deniz kazaları ve deniz araçlarının sintine ve balast sularını Taşucu Körfezi'ne bırakacak olmaları nedeniyle de deniz kirliliğinin artacağı belirtilmektedir.

 
 

Söz konusu tersanenin planlanan yerde yapılması durumunda ülkemizin en değerli ekosistemlerinden biri olan Göksu Deltası telafisi olamayacak boyutlarda zararlar görecektir. Aynı zamanda, yöre halkının geçim kaynağı olan balıkçılık, turizm ve yakın çevredeki tarımsal üretim de tamamen yok edilmiş olacaktır.

 
 

Ruhsat dahi alınmadan ve Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmadan temeli atılan yasalara ve uluslararası sözleşmelere tamamen aykırı olarak inşaatına başlanan faaliyetin durdurulması; daha da önemlisi ülkemizde defalarca yaşandığı halde, hala bir türlü ders alınmayan "günü kurtarmak uğruna ülkenin geleceğini karartan" bu anlayışın engellenmesi için tüm ilgilileri göreve çağırıyor. Tüm kamuoyunu ve sivil toplum kuruluşlarını ve basınımızın ilgisini bekliyoruz.

 

 

BİLGİ İÇİN

 

Osman Erdem

 

Kuş Araştırmaları Derneği

 

Sulakalan Program Müdürü

 

E-posta: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

Tel: 0312 4198287 Faks: 0312 4198179