Kuş Araştırmalar Derneği

AnasayfaBasın DuyurularıLeylekler Müzeye Göç Edebilir Başlığı ile Medyada Yayınlanan Haberin Tamamı

Leylekler Müzeye Göç Edebilir Başlığı ile Medyada Yayınlanan Haberin Tamamı

  • PDF
  • E-posta

Leylekler Neden Önemli?

Anadolu'da nice söylencelere konuk olan, kutsal sayılan, baharın ve bolluğun müjdecisi ve adına Osmanlı'da "Vakf-ı Gureba-ı Laklakan" adlı bir vakıf kurulan leylekler için Türkiye çok önemli. Ülkemizde üremesinin yanı sıra, Avrupa'da üreyen leyleklerin %74'ü her yıl ülkemiz üzerinden Avrupa ve Afrika kıtaları arasında göç ediyor. Türkiye'de üreyen leylek nüfusunun 15.000-35.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. Ancak, henüz leylekler ile ilgili Türkiye genelini kapsayacak bir çalışma yok. Bu rakamlar ile Türkiye Avrupa'daki en büyük üreyen leylek nüfusuna sahip ülkelerden biri olabilir. Maalesef son yıllarda Avrupa'da sayıları artarken Anadolu'nun her yerinde hızla azalıyor.

Leylek yaşadığı ortamın niteliğini gösterdiği için gösterge tür olarak kabul edilir. Yani leyleklerin daha önce geldiği alana gelmemesi o alanın doğal yapısının bozulduğunu gösterir. Leylek üzerine yapılacak çalışmalar tüm ekosistemin korunmasına katkı sağlar. Ayrıca, leylekler kolayca gözlemlenebilen ve insanlar tarafında sevilen bir kuş olduğu için doğa koruma çalışmalarında etkin rol oynayabilir.

Kuş Araştırmaları Derneği leylekleri korumak için çalışmalar gerçekleştiriyor

Kuş Araştırmaları Derneği, 2003 yılından beri leylekler ile ilgili çeşitli çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştiriyor. 2003 yılında, Türkiye'de üreyen leylek popülasyonunun büyüklüğü, üreme ba­şarısı ve göç hareketi konularındaki bilgi eksikliğini gidermek amacıyla "Leylek Araştırma ve Halkalama[1] Projesi"ni pilot düzeyde başlattı. 2003 yılından itibaren Ankara'nın Kızıl­cahamam İlçesi merkezindeki leylek yuvaları her yıl düzenli olarak gözlemlenerek, üreme başarısı ve bu bölgedeki leyleklere yönelik tehditler üzerine çalışmalar yapıldı. Bunun yanı sıra, 2003-2005 yılları arasında Kızılcahamam ve Bursa Uluabat Gölü çevresindeki köyler de dâhil olmak üzere toplam 123 leylek yavrusuna Türkiye halkası takıldı. Yine, 2003 yılında leylek gözlem formları hazırlayarak, bu formu kendi internet sayfasında ve çeşitli yazılı basın organlarında yayınladı.

2004-2005 yıllarında 6. Uluslararası Leylek Nüfus Sayımı'nda Türkiye'de Kuş Araştırmaları Derneği (KAD) ve Doğa Derneği işbirliğinde veriler toplandı ve sonuçlar bu çalışmanın orga­nizatörü olan Almanya'daki NABU kuruluşuna iletildi. Böylece, Türkiye ilk kez uluslararası leylek nüfus sayımı çalışmalarına katılmış oldu. Türkiye'deki illerin yaklaşık %50'sini kapsayan sayım sonucunda, sayım yapılan bölgelerde toplam 6195 çift leylek olduğu be­lirlendi. Türkiye bu sayı ile bile 28 ülkenin katıldığı sayım çalışmasında 9. sırada yer aldı. Ne yazık ki kuş gözlemcilerinin raporları ve yerel halkla yapılan görüşmelerden leyleklerin daha önce ürediği bazı alanlara lartık gelmediğini ya da daha az sayıda leyleğin geldiğini gösteriyor. Bu da Türkiye'deki leylek nüfusunda geçmiş yıllara göre önemli azalmanın olduğunu gösteriyor.

Polonya 52.500 çift leylek ile Avrupa'da en büyük üreyen leylek nüfusuna sahip ülke ve PTTP "pro Natura" adlı sivil toplum kuruluşu, öğrenciler, öğretmenler ve yerel hakla birlikte araştırma ve koruma çalışmaları gerçekleştiriyor. Polonya'da leylek özelinde yapılan doğa koruma çalışmalarında elde edilen deneyimlerin, Türkiye'de leyleklerin korunması konusunda çalışan gönüllülere aktarılması için Kuş Araştırmaları Derneği tarafından 2006 yılında "Örnek Tür Olarak Leyleğin Kullanılarak Doğa Koruma Çalışmalarına Halkın Katılımının Arttırılması" Projesi gerçekleştirildi. Bu kapsamda, Polonya'da bir eğitim çalışması, Pronatura derneği çalışanlarının katılımıyla Ankara ve diğer illerden gönüllü çalışanlara yönelik Ankara'da bir seminer düzenlendi.  Ayrıca, www.leylek.net adresli bilimsel bilgilerin ve Türkiye'deki çalışmaların yer aldığı bir internet sitesi oluşturuldu. Leyleğin biyolojisi ve ekolojisinin, karşılaştığı tehditlerin ve koruma çalışmalarının anlatıldığı bir kitapçık ve bir leylek posteri basıldı.

Leylekler ile ilgili Türkiye'deki bilgi eksikliğini tamamlamak hem de yerelde gönüllü sahiplenmeler yaratabilmek öğretmen ve öğrenciler ile mümkün. Kuş Araştırmaları Derneği bu amaçla öğretmen ve öğrencilerin aktif olarak yer alacağı sürdürülebilir bir eğitim programı geliştirmeyi hedefliyor. Bu program ile öğrenciler, leylek ve yaşam alanları ile ilgili veri toplayacak, her bireyin doğaya nasıl yardım edebileceğini gösterecek ve yaşadıkları yerdeki doğanın korunması konusunda sorumluluk alacaklar. Topladıkları veriler, ülkemizdeki leylek sayısına ilişkin doğru bilgilere ulaşılmasını, leylek nüfusundaki değişikliklerin nedenlerinin belirlenmesine ve ciddi bir azalışın olduğu tehlikeli durumlarda gerekli önlemlerin alınabilmesini sağlayacak. Kuş Araştırmaları Derneği bunun için 2007 ve 2008 yıllarında Pro Natura Derneği tarafından ilköğretim ve lise dengi okullarda kullanılmak üzere geliştirilen Leylek Etkinlik Kitabı, Lehçe'den Türkçeye çevirerek, farklı uzmanlıktaki kişilerin katkısıyla Türkiye koşullarına uyarladı. İlk eğitim uygulaması 2008 yılında Çorum Osmancık'ta Çorum Kuş Gözlem Topluluğu ortaklığında ve Osmancık Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü desteği ile gerçekleştirildi. Ardıç, Güvercinlik, Girinoğlan Köyleri İlköğretim Okulları, İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi, 23 Nisan İlköğretim Okulu ve Çorum Anadolu lisesi öğretmen ve öğrencileri ile gerçekleştirilen etkinliklerde, öğrenciler, yaşadıkları yerlerde gözlem çalışmaları yaptılar, leylek yuvalarını, durumlarını ve leyleklerin karşılaştıkları sorunları belirlediler. Ayrıca, leylek resimleri, leylek takvimleri, tekerlemeler ve oyunlar gibi leylekler ile ilgili görsel çalışmalar gerçekleştirdiler. Bu çalışmaları Osmancık Pırlanta Pirinç Festivali Programı kapsamında 24 Ekim 2008 tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte sergilediler.

Kuş Araştırmaları Derneği, ileriki yıllarda özellikle öğretmen ve öğrencilerin desteği ile ülke çapında düzenli olarak leylek nüfus ve darboğaz sayımı, yine ülke çapında öğretmen ve öğrenciler ile birlikte bir eğitim programı yürütmeyi, leyleklerin yaşam alanlarını iyileştirmeyi ve leyleklerin göçünü anlatan bir belgesel hazırlamayı hedefliyor.

Leyleklerin karşılaştıkları güçlükler ve neler yapılabilir?

Son yıllarda, leylekler doğal yaşam ortamlarının tahribatı, yuvalama yerlerinin azalması ve yok olması, kimyasal maddeler ile zehirlenme ve enerji nakil hatları gibi insan kaynaklı tehlikeler ile başa çıkmak zorundalar. Özellikle, sulakalanlar leyleklerin beslenebilecekleri en önemli alanlardır. Ancak son 50 yılda ciddi sulakalan kayıplarının yaşanması ile leyleklerin beslenme alanları yok oldu. Ayrıca, tarım alanlarında kullanılan kimyasal gübreler leyleklerin besin çeşitliliğinde ve miktarında azalmaya neden oldu. Anadolu'da leylekler çok sevilmesine rağmen kimi zaman leylek yuvaları köylüler ve Elektrik Dağıtım Şirketleri tarafından kaldırılabiliyor. Özellikle her yıl leylekler elektrik direklerine konduklarında meydana gelen elektrik kaçakları ve uçarken gerilim hatlarındaki kablolara çarpma sonucu zarar görüyor. Elektrik direklerine konan leylekler, elektriğe kapılmakta, elektrik kablosunda kısa devreye sebep olmakta ve birçok birey telef olmakta. Yuvaların elektrik tellerine yakınlığı, izolatörlerin kırık veya yetersiz olması yetişkin ve henüz uçamayan yavru leylekler için büyük bir potansiyel risk. Elektrik kaçağı sonucu, yuva yanabilir ve içindeki tüm yavrular zarar görebilir.

Kuşları korumak için en uygun yöntem tellerin olabildiğince yer altına alınmasıdır. Ancak, bu çalışma köylerde imar planı bulunmaması ve maliyetinin yüksek olması nedeniyle sadece hassas bölgelerde yapılabiliyor. Alınabilecek diğer önlemler:

  • Yeni elektrik hatları yapılmadan önce, leyleklerin sabit olan göç güzergâhlarının göz önünde bulundurulması,
  • Orta gerilim hatlarındaki tellerin varlığını gösteren, güneş ışığını yansıtan, gece de görülebilen uyarıcı işaretlerin kullanılması,
  • Alçak gerilim hatlarındaki tellerin yalıtımı,
  • Orta gerilim hatlarında uzun ve sarkan izolatörlerin kullanılması ve dik izolatörlerin kaplanması.

Ülkemizde de elektrik sistemlerinden kaynaklanan tehlikeleri önlemek için Bursa, İzmir, Kızılcahamam'da çeşitli çalışmalar yapılıyor. Ayrıca, leylekler için yeni yuva platformları oluşturulabilir veya risk altında bulunan yuvaların yerine eski yuvanın yakınına yeni yuva platformları yerleştirilebilir. Daha detaylı bilgiye www.leylek.net adresinden ulaşılabilir.

BİLGİ İÇİN

Gülden Atkın Gençoğlu

Eğitim Sorumlusu

E-posta: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır



[1] Kuşların, halkalama lisansına sahip eğitimli araştırmacılar tarafından güvenli yöntemlerle yakalanmasını, bacaklarına halka takılmasını ve tür, yaş, cinsiyet gibi gerekli bilgilerin kaydedilmesinden sonra serbest bırakılmasını içe­ren işlemlerin tümüne [1]birden "halkalama" adı verilir.