Proje adı: Sulak Alanların Yönetimi Projesi Türkiye'deki Kuş Göçlerinin Araştırılması Alt Projesi
Proje alanı: Marmara Bölgesi (Kuş, Uluabat, Büyük ve Küçük Çekmece Gölleri, Kocaçay Deltası); Tuz Gölü ve civarı (Tuz, Bolluk, Kulu, Kozanlı Saz Gölleri, Eşmekaya Sazlığı); Burdur Gölü ile Göksu, Seyhan ve Ceyhan Deltaları
Proje amacı: Seçilmiş sulak alanlar üzerindeki kuş hareketleri ve göç yolları hakkında bilgi toplanması ve uçuş güvenliğine etkisinin araştırılarak, sorunun boyutlarını ortaya konması, bu sorunla ilgili önlemlerin önerilmesi.
Yürütücü: Kuş Araştırmaları Derneği ve Bayt Ltd.Şti.
Proje destekçisi: T.C. Çevre Bakanlığı
Proje tarihi: Ocak 1998-Haziran 1999
Konusunda Türkiye'de ilk olan bu projede amaç; seçilmiş bazı sulak alanlarda bugüne kadar yapılmış kayıtlar ile arazide yapılacak gözlemler esas alınarak yoğun kuş hareketlerini saptamak; bu hareketleri mevsim, irtifa ve tür kompozisyonu açısından karakterize etmek ve uçuş güvenliği açısından oluşturdukları riski belirlemektir. Projede geliştirilen risk modeli ve coğrafi bilgi sistemlerinden (GIS) yararlanılması da ülkemiz için bir ilktir.
Risk oluşturacağı düşünülen 106 kuş türünün sayıları, günlük hareketlilikleri, göç hareketleri ve uçuş irtifaları gibi veriler mevcut literatür verilerinin yanısıra 33 yeni gezi kayıtları ile desteklenmiştir. Arazi çalışmaları sürerken, alanların yakınında bulunan hava alanlarının uçuş koridorları, uçuş güvenliği ve kuşların neden olduğu bilinen kazalara ilişkin veriler, ulusal ve uluslararası sivil havacılık kurumlarından ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçuş ve Yer Emniyeti Dairesi Başkanlığı'ndan temin edilmiş ve derlenmiştir. Diğer ülkelerin benzeri sorunlarına nasıl çözüm buldukları literatür araştırmasıyla saptanmıştır. Bu bağlamda, doğrudan proje kapsamında olmamakla birlikte havaalanlarında kuş kontrol yöntemleri üzerinde de veri toplanmıştır.
Risk oluşturması muhtemel kuş türlerinin ağırlık ve hareketlilik gibi özellikleri de ayrı bir veritabanına girilmiştir. Kuş gruplarından belirgin risk oluşturan türler özelliklerine göre gruplanarak her bir grup için bir "risk profili" hazırlanmıştır.

Çalışılan kuş gruplarının çalışma alanlarında hareketleri hakkında şu genel bulgular elde edilmiştir:
• Pelikanlar, özellikle Manyas ve Uluabat göllerinde göç mevsiminde (Nisan) yüksek sayılara ulaşmakta, ayrıca her iki göl arasında kısıtlı bir uçuş trafiği yaratmaktadırlar.
• Leylekler, göç sırasında (Mart-Mayıs) büyük sayılara ulaşmakta, özellikle Çekmece gölleri çevresi ile Göksu vadisi ve Çukurova üzerinde yoğunlaşmalar görülmektedir.
• Flamingolar, kış mevsiminde güney deltalarında, Nisan-Temmuz aylarında da Tuz Gölü havzasında onbinleri bulan sayılara ulaşmaktadır. Ayrıca, flamingoların çevre göllerden (örn. Kulu Gölü'nden) Tuz Gölü'ne gecelemek üzere geçiş yaptıkları saptanmıştır.
• Kazlar, Tuz Gölü çevresinde yüksek sayılara ulaşırlar ve Aralık sonundan Mart başına değin tarlalar ile tuzlu göller arasında yoğun bir günlük uçuş trafiği oluştururlar.
• Risk oluşturacak denli yoğun gündüz yırtıcısı, sadece kışın Göksu Deltası'nda gözlenmiştir.
Bu çalışmanın kapsamında saptanan riskler sulak alanların üzerindeki hava sahasıyla kısıtlı olmakla birlikte ülke çapındaki genel göç hareketleri de dikkate alınmıştır.
Kuş çarpmalarının ülkeye maliyeti konusunda kesin tahminler yapmak olanaksız ise de her yıl en az 25 milyon ABD doları zarar olduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye'de askeri uçuşlarda kuşlarla çarpışmaların çoğu seyir halindeyken (muhtemelen alçak uçuş eğitimi sırasında) meydana gelmektedir. Etkin havaalanı önlemleriyle son yıllarda iniş-kalkış sırasındaki olaylar azaltılırken, kuş göç hareketleri ve sulak alanlar çevresindeki yerel yoğunlaşma ve hareketlilik iyi bilinmediğinden seyir halindeki çarpışmalarda bir azalma yoktur.
Türkiye'de sivil uçuşlarda (hasarlı) çarpmaların büyük çoğunluğu havaalanı yakınındadır. Yıllara göre bir değişme görülmemektedir; dolayısıyla, sivil havaalanlarında etkin önlemler alındığına dair bir bulgu yoktur.
Marmara Bölgesi'ndeki sulak alanlar özellikle ilkbahar ve sonbaharda, ama hemen her mevsimde orta düzeylerde bir risk profili göstermektedir. Tuz Gölü havzası ise kışın ve yazın ayrı ayrı nedenlerle risk oluşturmaktadır. Burdur Gölü, en çok kuş barındırdığı kışın bile oldukça düşük risklidir. Doğu Akdeniz deltaları kışın yüksek risklidirler; aynı zamanda özellikle sonbahar göçü sırasında da önemli risk unsurlarına ev sahipliği yapmaktadırlar.
Gözlemlerin daha geniş bir coğrafyada ve daha uzun bir süre ile yapılması sonucunda daha sağlıklı risk haritaları yapmak mümkün olacaktır.
TEŞEKKÜR
Çalışma boyunca katkıda bulunan herkese, özellikle arazi çalışmalarını üstlenen üyelerimize, Orman Bakanlığı'na, Türkiye için kuş-uçak çarpışma istatistiklerini sağlayan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçuş ve Yer Emniyeti Dairesi Başkanlığı'na, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkililerine, 1998 kışortası sayım sonuçlarını sağlayan Doğal Hayatı Koruma Derneği'ne, International Bird Strike Committee'den dünyadaki durum konusunda bilgi sağlayan John Thorpe ve başta Sn. Osman Erdem olmak üzere Çevre Bakanlığı Çevre Koruma Genel Müdürlüğü yetkili ve çalışanlarına teşekkür ederiz.
|