Seyhan İklim Değişikliği Uyum Projesi

Proje Hakkında

  • PDF
  • E-posta

Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinde yükselme beklenmektedir. Bu yükselme hakkında değişik senaryolar bulunsa da, etkilerinin hangi kapsamda olacağı ve hangi grupları etkileyeceği birçok kesim tarafından bilinmemektedir. Projemiz Seyhan Deltası’nda küresel iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanacak olan deniz seviyesi yükselmesinin etkilerini azaltmak üzere bir eylem planı hazırlamayı ve bunu ulusal seviyede kararlar alan Ulusal Sulakalan Komisyonu tarafından onaylanacak olan Akyatan ve Tuzla Lagünleri Yönetim Planı’na entegre etmeyi ve başta yöre halkı olmak üzere ilgili paydaşları bu değişimin sonuçlarına ilişkin bilinçlendirmeyi hedeflemektedir.

Seyhan Havzası’nın güneyinde yer alan Seyhan Deltası uluslararası öneme sahip iki adet sulakalanı barındırmaktadır. Ayrıca bu iki alan aynı zamanda önemli kuş alanı (ÖKA) ve önemli bitki alanı (ÖBA) olma özelliğini taşımaktadır. Proje alanında nadir, endemik, nesli küresel ölçekte tehlikede veya tehlikeye düşebilir bitki ve hayvan türleri bulunmaktadır. Akyatan kumsalları nesli küresel ölçekte tehlikede olan Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) için tüm Akdeniz’deki en önemli üç üreme alanından biridir. Bu iki önemli alanın yanı sıra bölgede doğal değerlerden faydalanan ve tarım ve balıkçılıkla geçinen köyler bulunmaktadır.

Bölge halkının ana geçim kaynağı olan tarım, hayvancılık ve balıkçılıktır.  Deltada bulunan lagünler besin bakımından oldukça zengin, özellikle yavru balıklar için predatörlerinden korunduğu nispeten güvenilir alanlardır. Deniz seviyesindeki olası yükselmeler, lagünlerin denizle birleşerek (lagün özelliğini kaybederek) bir koy haline gelmesine neden olacaktır. Bu durum yukarıda belirtilen özelliğin ortadan kalmasının yanı sıra yüzyıllardır süregelen dalyan balıkçılığı da sona erecektir. Deltanın alçak kesimlerinde yer alan geniş tarım ve mera alanları su altında kalacağı için hem ekonomik açıdan, hem de sosyal açıdan önemli sorunlar ortaya çıkacaktır. Ayrıca tuzlu deniz suyu yüzeyden ve yer altı suyu ile iç kesimlere taşınacağından halen kullanılmakta olan içme ve kullanma suları da tuzlanacaktır.  Fakat bu risklerden de ötesinde, düşük çözünürlüklü yükselti modeli kullanılarak yapılan ön çalışmalar lagünler çevresindeki birçok yerleşimin de sular altında kalacağını göstermektedir. Ürün deseninin değişmesi, bulaşıcı hastalıkların artması, su kaynaklarının azalması veya kalitelerinin düşmesi gibi riskler de değerlendirildiğinde deniz seviyesi yükselmesi doğrudan mevcut fiziksel ve sosyoekonomik yapı değiştirecektir.

Durum yaban hayatı açısından değerlendirildiğinde de iç açıcı görünmemektedir.  Deltada binlerce kuşun üerdiği ve gecelediği adalar, kaplumbağa üreme alanları ve korumada öncelikli pek çok canlının üreme, beslenme ve barınma alanları su altında kalacak veya ekolojik karakteri bozulacaktır.

Proje ile iklim değişikliği sonucunda deniz seviyesinde oluşacak değişimlerin Deltada yarattığı risklerin minimize edilmesi ve fırsatların değerlendirilmesi için bir eylem planı hazırlanması; hazırlanan eylem planı nın Akyatan ve Tuzla Lagünleri Yönetim Planına entegre edilmesi; ayrıca iklim değişikliğine bağlı deniz seviyesi yükselmesinin etkileriyle mücadele ve uyum konusunda ilgili kurum ve kuruluşlar arasında etkili bir iletişim, işbirliği ve eşgüdüm sağlanması ve farkındalık yaratılacaktır. Bu çıktılara ulaşabilmek için

Proje alanında bulunan doğal değeri yüksek habitatlar ile koruma öncelikli (nadir, nesli tehlikede veya tehlikye düşebilir) bitki ve hayvan türleri ve önemli yaşam alanları belirlenecek ve Seyhan deltasının ekosistem hizmetleri ortaya konacaktır. Bu verilerin bir kısmı derneğimiz tarafından halen yürütülmekte olan “Akyatan ve Tuzla Lagünleri Yönetim Planı Projesi”nde toplanmıştır. Su altında kalacak alanlardaki mera ve tarım alanları belirlenecek ve ekonomik değerleri hesaplanacaktır. Proje kapsamında satın alınacak CBS donanımı olarak kullanılacaktır. Donanım üzerine ArcGIS CBS yazılım platformu kurulacaktır. ArcGIS platformunda bulunan ArcCatalog veri tabanı yazılımı kullanılarak, bir veri tabanı kurulacak tüm veriler CBS’ne aktarılacaktır. Nadir, tehdit altında ve koruma öncelikli bitki türlerinin bulundukları bölgeler, önemli habitatlar, değerli tarım arazileri ve meralar, yerleşim bölgeleri hazırlanan veri tabanındaki katmanlara yerleştirilecek ve her katman için öz nitelik tabloları oluşturulacaktır. Harita Genel Komutalığı’ndan sağlanacak olan yükseklik verileri ve SRTM (Shuttle Radar Topography Mission) Versiyon 4 verileri ile birleştirilecek ve veriler ArcMap’te enterpole edilerek noktasal veriler tüm çalışma bölgesine genelleştirilecektir. Daha sonra yükseklik katmanı ile diğer katmanlara çakıştırma (overlay) yordamı uygulanarak su altında kalma riski olan bölgeler belirlenerek haritalanacaktır.

Bozulmuş kumul alanların ıslahı ve kumul erozyonu ile mücadele için uygulanabilir çözüm önerileri geliştirilecektir. Alanla ilgili temel hidrolojik araştırmalar yapılarak iklim değişikliğine uyum için uygulanabilir çözüm önerilerini de içeren kapsamlı bir rapor hazırlanacaktır. Elde edilen tüm veriler ve çözüm önerileri, yöre halkının beklentileri, fırsatlar ve riskler ilgili tüm tarafların katılacağı (ikili görüşmeler, köy toplantıları, çalışma grupları ve yönlendirme komitesi) toplantılarda değerlendirilerek deniz seviyesindeki yükselmenin alan üzerindeki etkilerini azaltmak ve uyumu sağlamak üzere bir eylem planı hazırlanacaktır. Eylem planı bölgenin gelecek yıllardaki yönetim stratejisini belirleyecek olan Akyatan ve Tuzla Lagünleri Yönetim Planı’na entegre edilerek geliştirilen çözüm önerilerinin uygulamaya konulmasını sağlamak amacıyla Adana İli Yerel Sulakalan Komisyonu ve Ulusal Sulakalan Komisyonu’na sunulacaktır. Hazırlanan eylem planının Akyatan ve Tuzla Lagünleri Yönetim Planı’na entegre edilerek Adana İli Yerel Sulakalan Komisyonu ve Ulusal Sulakalan Komisyonuna sunulması, proje sonuçları hakkında kurumların hem Adana ili, hem de Bakanlıklar düzeyinde en üst düzeyde bilgilenmeleri sağlanmış olacak; planın komisyonlarca onaylanmasıyla, planda yer alan faaliyetlerin öngörülen takvim içerisinde uygulanması hem yerel düzeyde hem de bakanlıklar düzeyinde ilgili kurumların yöneticileri  tarafından kabul ve taahhüt edilmiş olacaktır. Bu da eylem planında öngörülen çözümlerin hayata geçirilmesini ve projenin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır. Diğer taraftan Türkiye’deki ilk çalışma olduğu için benzer alanlardaki yönetim planları için de örnek olacaktır.

Köylerde kahve toplantıları ve kadınlara yönelik ev toplantıları yapılarak, yöre halkının bilinçlendirilmesi planlanmıştır. Ayrıca, bu toplantılarda araştırma sonuçları yöre halkıyla paylaşılarak değerlendirilecek ve eylem planına altlık oluşturacak veriler elde edilecektir. İklim değişikliğinin önemine dikkat çekmek amacıyla köylerde seçilecek olan pilot ilköğretim okullarında kısa süreli eğitimler verilecektir. Ayrıca web sitesi, posterler, broşürler ve yerel medyada haberler gibi değişik kaynaklarla kadın ağırlıklı yöre halkı, öğrencilerin yanı sıra, bölgedeki kamuoyundan oluşan hedef kitleye ulaşılacaktır.

alt